Johanne, Fransızca öğretmenine karşı hissettiği yoğun duyguları günlük yazısına dökerken, aynı zamanda kendi içsel dünyasını da tanımaya başlar. Bu gizli yazılar, yalnızca ilk aşkın izleriyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda olgunlaşma, tutku ve kimlik arayışı gibi duyguların izlerini de taşır. Ancak bir gün bu özel defter annesi ve büyükannesinin eline geçer. Okudukları yazılar onları derinden etkileyerek, Johanne’ın yazma yeteneğinden etkilenmelerine yol açar.
Film, genç bir kadının romantik hayalleriyle sert gerçeklikleri arasındaki çatışmayı duyarlı bir dille ele alırken; aşk, cinsellik, utanç ve özgürlük gibi önemli temalara da cesurca yer verir. Johanne’ın içsel yolculuğu, kırılganlık ve cesaret arasında gidip gelen içten bir olgunlaşma hikayesine dönüşür.