Film, J. P. Monninger’ın aynı isimli kitabına dayanarak, aşk, özgürlük ve yaşamın beklenmeyen olayları etrafında şekillenen duygusal bir hikâye sunuyor. Bu öykünün ana karakteri, geleceğini iyi bir şekilde planlamış, hedefleri net ve disiplinli bir genç kadın olan Heather. Onun hayatında en büyük eksiklik, henüz gerçekleştirmediği bir maceradır. Üniversiteden mezun olmadan önce, kendisine bir “son özgürlük hediyesi” olarak, iki yakın arkadaşıyla birlikte unutulmaz bir Avrupa seyahati yapmaya karar verir. Bu yolculuk, Heather için yalnızca yeni yerler görme fırsatı değil, aynı zamanda içsel dünyasını, hayallerini ve sınırlarını keşfetmesi açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır.
Başlangıçta her şey sıradan bir tatil gibi görünür; trenler, tarihi mekanlar, kalabalık yerler ve neşeli anılar. Ancak Heather’ın planları, kaderin beklenmedik bir müdahalesiyle köklü bir değişime uğrar. Jack adında, hayatı dolu dolu yaşayan özgür ruhlu bir adamla tanışması, onu daha önce hiç düşünmediği bir yola sevk eder. Jack, Heather’ın aksine ani kararlar alarak, kuralları hiçe saymakta ve hayatın tadını her anında çıkarmakta özgürdür. Aralarındaki çekim, başlangıçta ufak bir kıvılcım gibi görünse de, kısa zamanda derin, tutkulu ve unutulmaz bir aşka dönüşür.