Russell ve Travis, sıradan bir öğle vaktinde, zırhlı araçlarının kapaklarını kapatıp, bir sonraki nakit teslimatı için yola çıktıklarında, filmin başlangıcında her şeyin yolunda gittiği izlenimini yaratıyor. Fakat Zoe ve acımasız ama profesyonel ekibi sahneye girdiğinde, bu iki sürücü beklenmedik bir duruma düşerek, şehrin arka sokakları aniden patlayıcılar ve hızla değişen ittifaklarla dolu bir savaş alanına dönüşüyor.
Aralarında zaten gizlice süregelen güvensizlik, kurşunlar havada uçuşmaya başladığında belirgin bir şekilde açığa çıkıyor; Russell soğukkanlı kalmaya çalışırken, Travis’in ani tepkileri planı sürekli bir tehdit altına sokuyor. Zoe, zekâsı ve acımasız tutumuyla grubun dengesini korumaya çalışırken, beklemediği sürprizlerle karşılaşabiliyor. Bu öngörülemeyen ikili, yalnızca parayı değil, kendilerini de kurtarma çabası içine girmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak, dinamik bir aksiyon-komedi karışımı, hız kesmeden kötü bir günün ne kadar kötüleşebileceğini gözler önüne seriyor.